Nev’i mi Nevi mi? Bir Sözcüğün Yükü Kayseri’nin soğuk ve karlı bir sabahıydı. Hava öyle bir anda soğudu ki, kafamdaki tüm düşünceler bile titremeye başladı. Şehre yağmur, kar, soğuk… Her şey sanki bir anda üzerime çökmüş gibiydi. Gözlerim buğulu camda geziniyor, nereye bakacağımı bilemiyordum. O an, arka planda eski bir kasetçaların hışırtılı sesinden, bir kelime beliriverdi: “Nev’i mi, nevi mi?” Bunu yazarken, o kasetçalar ya da müzikle ne ilgisi olduğunu sormayın. Bu kelime, kaybolan yılların hatırası gibi aklımda takılıp kaldı. Benim için kelimeler bir araya gelmeye, anlam kazanmaya başlarken, bir anda o anı, o hissi hissettim. İşte o anı anlatmaya…
Yorum BırakTeknoloji ve Eğlence Yazılar
Mutlak Değişim Oranı Nasıl Hesaplanır? Hikayeleştirerek Anlatıyorum Herkese merhaba! Bugün sizlere “mutlak değişim oranı”nı nasıl hesaplayacağımızı anlatacağım, ama bu sıradan bir yazı olmayacak. Çünkü ben bir ekonomi mezunu, veriyle uğraşmayı seven biri olarak, hesaplama yöntemlerine biraz hikâye katmak istiyorum. Öyle bir anlatacağım ki, sayılar ve formüller kafanızı karıştırmasın; çünkü bazen en karmaşık konuları bile bir hikayeyle açıklamak, daha anlaşılır hale getirir. Hikayenin Başlangıcı: Büyüdüğümüz Şehirdeki İlk Ekonomi Dersim Ankara’da, küçük bir mahallede büyüdüm. Hatırlıyorum da, çocukken mahalledeki bakkal amca bana bazen bir elma satarken “şu fiyatın geçen haftaya göre ne kadar arttığını hesapla bakalım” diye takılırdı. O zamanlar, fiyatların artmasının…
Yorum BırakMerino İp Ne Demek? Yumuşak Dokunun Ardındaki Hikâye Bir sabah kahvemi alıp pencerenin kenarına oturduğumda, elime geçen örgü ipi üzerinde düşündüm. Bu ip diğerlerinden farklıydı; dokusu yumuşak, rengi derin ve sanki ellerimi sararken bana bir sıcaklık fısıldıyordu. “Merino ip ne demek?” diye kendi kendime sordum. Sadece bir malzeme mi, yoksa tarih boyunca insan emeğinin ve doğanın bir sentezi mi? Bu soruyla başlayan bir yolculuğa çıkmak, bana hem geçmişi hem de günümüzün tartışmalarını gösterdi. Merino İpin Tarihsel Kökleri Merino ip, adını Merino koyunlarından alır. Bu koyunlar, İspanya’nın güney bölgelerinden dünyaya yayıldı ve yünleri uzun yıllar lüks tekstil ürünlerinin temel malzemesi oldu.…
Yorum BırakIntibak parası ne kadar? Psikolojik Bir Mercek İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, “intibak parası ne kadar?” sorusunu sadece ekonomik bir bilgi talebi olarak değil, aynı zamanda zihnimizde nasıl yankılandığını da tartışmak istiyorum. Bu yazıda bu soruya yanıt ararken bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim boyutlarını ele alacağım. Bu deneyimsel yolculukta, duygusal zekâ kavramı da bir referans noktası olacak. Kısa paragraflarla ve psikoloji araştırmalarından beslenen perspektiflerle ilerleyelim. “Intibak parası ne kadar?”: Öne Çıkan Temel Soru “Intibak parası ne kadar?” sorusunu bir kez daha zihninizde canlandırın. Bu cümle sizin için ne ifade ediyor? İlk tepkiniz büyük olasılıkla…
Yorum BırakManuel mi Daha Hızlı, Otomatik mi? Günlük Hayattan Bilime: Hangi Yöntem Daha Verimli? Eskişehir’de üniversitede çalışan bir araştırmacı olarak, araştırma projelerim ve günlük işlerimle sürekli veri topluyor, analiz yapıyor ve kararlar alıyorum. Bu süreçte “manuel mi daha hızlı, otomatik mi?” sorusuna sıkça takılıyorum. İşin komik tarafı, bazen manuel yöntemleri tercih ederken hız konusunda biraz tereddüt ediyorum, otomatik sistemlere geçiş yaptığımda ise pratiklikten çok karmaşıklıkla karşılaşıyorum. Ama hangi yöntem daha hızlı? Bu yazıda, gündelik hayattan basit örneklerle “manuel mi daha hızlı otomatik mi?” sorusuna bilimsel bir mercekten bakmaya çalışacağım. Manuel ve Otomatik Yöntemlerin Temel Farkları İlk önce manuel ve otomatik kavramlarını…
Yorum BırakKomadaki Hasta Neden Uyutulur? Komadaki hastalar genellikle yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide yer alırlar. Peki, komada bir hastanın neden uyutulması gerektiğini hiç düşündünüz mü? Birçok insan, komaya giren hastaların bir nevi “bilinç dışı” olduğunu ve vücutlarının yalnızca hayatta kalmaya çalıştığını sanabilir. Ancak gerçek çok daha derindir ve hem tıbbi hem de nörolojik açıdan son derece karmaşıktır. Bugün, komadaki bir hastanın neden uyutulması gerektiğini anlamak için bir yolculuğa çıkacağız. Bu yazıda, biraz bilimsel, biraz günlük dil kullanarak ve mümkün olduğunca net bir şekilde konuyu ele alacağım. Komada Olmak Ne Demek? Öncelikle, komadaki hastanın durumu hakkında birkaç kelime edelim. Koma, beynin…
Yorum BırakAşırı Heyecan Hangi Hastalık? Antropolojik Bir Keşif Giriş: Kültürlerarası Bir Yolculuğa Davet Dünyanın farklı köşelerinde yaşamın ritimleri, bireylerin duygusal deneyimlerini şekillendirir. Bir yerel pazarın kalabalığında bir anlık coşku, bir ritüel sırasında yükselen heyecan ya da bir topluluk önünde duyulan yoğun gerilim… Hepsi bize sorar: “Aşırı heyecan hangi hastalık sayılır, ya da sayılmalı mıdır?” Antropoloji, bu tür soruları sadece tıbbi bir bakış açısıyla değil, kültürlerin kendi değer sistemleri, ritüelleri, sembolleri, akrabalık yapıları, ekonomik sistemleri ve kimlik oluşum süreçleri çerçevesinde ele alır. Kendi deneyimlerimden bir anıyı paylaşmak isterim: Endonezya’nın Bali adasında bir törene katıldığımda, genç erkeklerin trance haline geçmesi ve ritüelin doruk…
Yorum Bırakİstişhâd Etmek: Bilginin, Etik ve Ontolojinin Kesişim Noktası Hayatın akışı içinde, kararlarımızın doğruluğunu sorguladığımız bir an mutlaka gelir. Bir arkadaşımızın hayatını değiştirecek bir öneri sunarken, kendi içimizde neyi doğru kabul ettiğimizi nasıl belirleriz? Bu soru, yalnızca günlük yaşamın değil, felsefenin de temel sorunlarından birini işaret eder: bilgiye ulaşmanın ve bu bilgiyi doğru şekilde kullanmanın yolları. Epistemoloji, etik ve ontoloji gibi felsefi dallar, bize yalnızca neyi bilebileceğimizi değil, aynı zamanda neyi yapmamız gerektiğini ve varoluşun doğasını da sorgulatır. Bu bağlamda, “istişhâd etmek” kavramı, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde düşündürücü bir kapıyı aralar. İstişhâd Etmek: Tanım ve Köken İstişhâd etmek, Arapça…
Yorum Bırakİmsak Vakti Girer Girmez Namaz Kılınır Mı? – Sessiz Bir Sabahın Hikayesi Sabahın kör vaktinde uyanıp pencerenin önünde sessizce durduğunuzu hayal edin. Hafif bir esinti yüzünüze çarpar, kuşlar henüz uyanmamış, şehir hâlâ uykuda. Telefonunuzda imsak vakti alarmı çalmış; gözlerinizi ovuştururken aklınızda bir soru beliriyor: “İmsak vakti girer girmez namaz kılınır mı?” Bu soru, sadece dini bir uygulama değil; zaman, ritüel ve bireysel disiplin arasındaki ince çizgide yer alıyor. Kimimiz için bu, gençlik yıllarının huzurlu ritüeli; kimimiz için ise emekliliğin sakin sabahlarını kutsayan bir alışkanlık. Tarihi Kökler ve İmsakın Anlamı İmsak ve Fıkhi Temeller İmsak, namaz vakitlerini belirleyen en önemli göstergelerden…
Yorum BırakGiriş: Bir Konuşma, Bir Evren Bir kişiyle konuşurken gerçekten nelere dikkat ediyoruz? Bu soru, ilk bakışta basit bir iletişim tavsiyesi gibi görünse de, felsefi açıdan baktığımızda derin bir etik, epistemolojik ve ontolojik tartışmayı başlatır. Kimi zaman karşımızdakiyle yalnızca sözleri paylaşıyoruz, kimi zaman ise sessizce varlığını anlamaya çalışıyoruz. Bu noktada, Emmanuel Levinas’ın öteki felsefesi aklımıza gelir: “Diğerinin yüzü bana sorumluluk yükler.” Peki, konuşmalarımızda bu sorumluluğu ne kadar hissediyoruz? İşte bu yazıda, bir kişiyle konuşurken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. Etik Perspektif: Sorumluluk ve Duyarlılık Etik Tanımının Konuşmalara Yansıması Etik, insan davranışlarının iyi ve kötü, doğru ve…
Yorum Bırak