Nev’i mi Nevi mi? Bir Sözcüğün Yükü
Kayseri’nin soğuk ve karlı bir sabahıydı. Hava öyle bir anda soğudu ki, kafamdaki tüm düşünceler bile titremeye başladı. Şehre yağmur, kar, soğuk… Her şey sanki bir anda üzerime çökmüş gibiydi. Gözlerim buğulu camda geziniyor, nereye bakacağımı bilemiyordum. O an, arka planda eski bir kasetçaların hışırtılı sesinden, bir kelime beliriverdi: “Nev’i mi, nevi mi?”
Bunu yazarken, o kasetçalar ya da müzikle ne ilgisi olduğunu sormayın. Bu kelime, kaybolan yılların hatırası gibi aklımda takılıp kaldı. Benim için kelimeler bir araya gelmeye, anlam kazanmaya başlarken, bir anda o anı, o hissi hissettim. İşte o anı anlatmaya çalışacağım size.
Kelimelerin Anlamı, Hislerin Yansıması
Bu konu üzerine düşünüp yazmaya başlamak, kafamın içindeki karmaşayı biraz olsun dağıtabilmek için de iyi bir yoldu. Nev’i mi nevi mi? Neden bu kadar basit bir soru, içimde bu kadar derin bir yankı uyandırdı, bilmiyorum. Her şeyin bir anlamı olması gerektiğine inanan biri olarak, bu basit kelimenin derinliğinde kaybolmuş gibi hissettim.
O an kaybolduğum yer, belki de okuduğum kitaplarda, dinlediğim şarkılarda ya da yazdığım günlüklere sızan kelimelerin etkisiyle birikti. “Nev’i” mi “nevi” mi sorusunun cevabını bulmak için saatlerce araştırma yapmaya karar verdim. Ama bir yanda bir yanlışlık yapmaktan, dil bilgisi hatası yapmaktan korkuyor, öte yanda ise dilin bana sunduğu özgürlüğün tadını çıkarıyordum. Hangi kelime doğruydu? “Nev’i mi” doğruydu, “nevi mi”? Sonuçta bir kelimenin, bir anlamın nereye gideceğini ve nasıl bir yola çıkacağını kim bilebilir ki?
Günlüklerim ve Dilin Hissi
Yıllardır yazdığım günlüklere bakınca, kelimelerin anlamını tartışmanın ne kadar gereksiz olduğunu düşündüm. Çünkü çoğu zaman kelimeler, tıpkı bir yağmur damlası gibi yüzeyde birikir ve sonrasında bizim içimize doğru akarak hislerimizi, düşündüklerimizi oraya sızdırır. Tıpkı o sabah olduğu gibi: Hava ne kadar soğuk olursa olsun, kalbim o kelimenin etrafında dönmeye başlamıştı. O an içinde kaybolduğum kelimeler, bana hep “daha fazla” anlamını sunuyordu.
Kelimenin doğru yazılışı ne kadar önemliydi ki? Ya da doğru mu yanlış mı olduğumuzu kim bilir? Hep düşündüğüm bir şey vardı; kelimeler, her zaman anlamın ötesinde bir şey taşır. Mesela, biz anlamını ya da doğru yazılışını anlamadığımızda bile içsel bir anlam yükleriz. İçinde kaybolduğumuz dil, bizim ruhumuzu dışarıya yansıtır.
Bir Hatalı Cümle, Bir Yanlış
İşte o gün de o yanlış cümle, o “Nev’i” ya da “nevi” sorusu karşısında bir hata yaptım. O kadar basit bir dil bilgisi hatası, öyle büyük bir hayal kırıklığına yol açtı ki… Yani, bir anda kendimi anlamlı, düşünceli, bir adım ileriye gitmiş biri olarak hayal ederken, dilin bana sunabileceği en acı gerçek, hiç beklemediğim bir şekilde beni buldu. O kadar basit bir yazım hatasıydı ki, bence bu hatanın etkisiyle kaybolmuş hissettim.
Sosyal medyada, kaybolan bir kelimeyi araştırırken, düşünmeden paylaştığım bir yazı yüzünden pek çok insanın da dikkatini çekti. “Nev’i mi nevi mi?” sorusu altında, ben sadece “güzel bir soru” olarak gördüğüm bir dil yanlışının, nasıl bir yanlış anlam kargaşasına yol açabileceğini gördüm. Herkes doğru bildiği kelimenin ardında bir anlam taşır, diye düşünüyordum, ama herkesin doğru bildiği bir şey, başkası için çok farklı olabiliyor. Yani, dilin gücü gerçekten derindi.
İleriye Bakmak
Bir dildeki anlamlar, bir kişiyi tanımak gibi, asla sadece kelimelere dayanmaz. Bazen, bir kelimenin doğru yazılması bile, bizim hayatta neye sahip olduğumuzu belirlemez. Çünkü kelimeler, sadece aklımıza takılan düşüncelerin dışa vurumudur. Ve bazen o kadar acı olabilir ki, dışarıda doğru bildiğimiz bir şeyin içimizdeki anlamını yeniden öğrenmek zorunda kalırız. Belki de kelimeler, bizim zaman zaman kendimizi kaybettiğimiz, kaybolduğumuz yerlerdir.
O sabahın karanlık havasından bir çıkış ararken, o kadar farklı bir yerden gelerek düşündüm: Benim için her kelime bir yolculuk gibidir. Ya da bazen yanlış bir yola çıkmak, doğru yola götürür. O yazım hatasını yapmam belki de bana anlatmak istediğimi tam olarak ifade etme şansını verdi. Dilin bu kadar derin ve çok yönlü olduğu bir dünyada, belki de doğrularımız, yanılgılarımızla var olur.
Bir Kelimenin Derinliği
Sonuçta, “Nev’i mi, nevi mi?” sorusu, basit bir dil bilgisi hatası olmaktan çok daha fazlasıydı. Bu soru bana, doğru bildiğim her şeyin dışındaki bir anlamın nasıl ortaya çıkabileceğini gösterdi. Belki de dilin bize sunduğu her kelimenin içinde, anlatmak istediğimiz şeylerden daha fazlası vardır. Ve biz, her kelimenin üzerine bir hayat inşa ederken, her hatanın aslında yeni bir başlangıç olduğunu unutmamalıyız.
O gün, başta basit bir yazım hatası gibi görünen şeyin, beni düşündürmeye başlaması, bir anlamda içsel bir farkındalık yaratmıştı. Hatta belki de o kadar basit bir soru sormak, insanın kendi hayatına dair birçok soruyu sormasına neden olabilir. “Nev’i mi, nevi mi?” sorusunun cevabı, belki de bir kelimenin gücünden çok daha fazlasıydı.
Kelime doğru olsa da, yanlış olsa da, kelimelerin içindeki anlamlar bize kim olduğumuzu hatırlatır. Bunu fark ettiğimde, içimde bir huzur bulmuştum. Çünkü bazen kelimeler doğru olduğunda da, yanlış olduğunda da kendini anlatabilir.