Technotech okurlarına özel bu yazımızda “Bal kahve saç rengi kaç numaradır” konusunu derinlemesine inceliyoruz.
Kayseri’de Aynı Sokakta Başlayan Hikâye
Kayseri’nin sabahları her zaman biraz serttir. Hava soğuk olur, rüzgâr yüzüne çarparken insanın içini de yoklar sanki. O gün de öyle bir sabahtı. Cebimde defterim, elimde yarım kalmış bir çayla yürüyordum. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı günler ne yapacağımı bilmeden dolaşıyorum bu şehirde.
Bir süredir içimde tuhaf bir boşluk var. Adını koyamadığım, ama her sabah uyanınca ilk hissettiğim şey. İnsan bazen kendi içine bile yabancı oluyor ya, işte öyle bir yerdeyim.
O sabah defterimi açtım ve sadece şunu yazdım: “Bal kahve saç rengi kaç numaradır?”
Nereden geldi bu soru, ben de bilmiyorum. Ama içimde bir şey, bu sorunun cevabını bulursam bazı şeylerin de düzeleceğine inanıyordu. Saç rengiyle hayatın ne ilgisi var diye düşünebilirsin ama o an benim için vardı. Çok vardı hem de.
Eski bir defter ve saç rengi sorusu
Defterim dolu. Yıllardır yazıyorum. Kimi zaman mutlu olduğum günleri, kimi zaman kimseye söyleyemediğim kırgınlıkları. Ama o gün yazdığım cümle diğerlerinden farklıydı.
“Bal kahve saç rengi kaç numaradır?”
Bunu yazarken aklımda biri vardı. Adını burada söylemek zor ama kalbimde hâlâ yankılanıyor. Onu ilk gördüğümde saçları bal kahve tonundaydı. Güneş vurduğunda içinden altın gibi parlayan bir renk… Sanki sıradan bir kahverengi değil, içinde gizli bir sıcaklık taşıyan bir tondaydı.
O yüzden bu soru sadece teknik bir merak değildi benim için. Bir hatırayı geri çağırma çabasıydı.
Sonra kendi kendime güldüm. “Gerçekten saç rengiyle mi uğraşıyorsun?” dedim. Ama içimdeki ses susmadı.
“Bal kahve saç rengi kaç numaradır?” diye başlayan kararsızlık
O gün karar verdim. Kuaföre gidecektim. Belki de değişmek istiyordum. Belki de onu hatırlatan her şeyi biraz olsun geride bırakmak.
Yolda yürürken sürekli aynı soruyu tekrar ediyordum: Bal kahve saç rengi kaç numaradır?
Sanki cevabı bulursam, içimdeki düğüm de çözülecekmiş gibi hissediyordum. İnternette farklı numaralar, farklı markalar… 7.7 diyen var, 6.73 diyen var. Herkes başka bir şey söylüyor ama hiçbiri içimdeki duyguyu tarif etmiyor.
Çünkü mesele numara değildi aslında. Mesele, o rengin bende bıraktığı şeydi.
O an fark ettim ki ben sadece saçımı değil, hafızamı da boyatmak istiyordum.
Kuaför koltuğunda beklerken
Kuaför salonuna girdiğimde içerisi sıcak ve gürültülüydü. Fön makineleri, konuşmalar, aynalarda birbirine karışan yüzler… Herkes bir şeyler değiştiriyordu ama kimse neyi değiştirdiğini yüksek sesle söylemiyordu.
Koltuğa oturdum. Aynaya baktım. Kendime bakmak garip geldi. Sanki o yüz bana ait değilmiş gibi.
Kuaför kadın geldi, saçımı incelemeye başladı.
“Ne yapıyoruz?” dedi.
Bir an durdum. Dilim varmadı. Sonra sadece şunu söyledim:
“Bal kahve istiyorum.”
Kadın hafifçe gülümsedi. “Kaç numara düşündün?” diye sordu.
İşte o an içimdeki soru yeniden patladı: Bal kahve saç rengi kaç numaradır?
“Bilmiyorum,” dedim. “Ama sıcak olsun. İçimi biraz yumuşatsın.”
Renk katalogu ve anılar
Renk kataloğunu önüme koydu. Sayfalarca ton, sayısız numara… Ama ben sadece birine bakıyordum. Bal kahveye.
Parmaklarım sayfaların üzerinde dolaşırken bir anda zihnim başka bir zamana gitti. Onunla yürüdüğüm bir akşamı hatırladım. Kayseri’nin taş sokaklarında, rüzgârın saçlarını nasıl savurduğunu…
O saçların rengi işte bu katalogdaki hiçbir numaraya tam uymuyordu. Daha canlıydı, daha gerçekti.
İşte o an içimde küçük bir kırılma oldu. Çünkü bazı şeyler numaralara sığmıyor.
Aynadaki değişim
Saçım boyanırken uzun süre sessiz kaldım. Kuaför kadın ara ara bir şeyler soruyordu ama ben çoğunu duymuyordum bile.
Aynada üzerime örtülen o plastik örtü, sanki eski beni kapatıyordu. Ama içimde garip bir huzursuzluk vardı. Değişmek istiyordum ama değişince ne olacağını da bilmiyordum.
Dakikalar geçti. Boya yıkandı. Fön çekildi.
Aynaya baktım.
Bir an nefesim kesildi.
Bal kahveydi.
Ama sadece bir renk değildi bu. Sanki içimde sakladığım bazı duygular da yüzeye çıkmıştı.
İçimdeki kırılma
Aynaya bakarken gözlerim doldu. Bunu beklemiyordum. Bir saç renginin insanı bu kadar etkilemesi saçma gelebilir ama değildi.
Çünkü o renk bana onu hatırlattı. Ve aynı zamanda onsuz da var olabileceğimi.
İçimde bir şey kırıldı ama bu kötü bir kırılma değildi. Daha çok eski bir kabuğun çatlaması gibiydi.
Kuaför kadın “Beğendin mi?” dediğinde önce cevap veremedim.
Sonra sadece “Evet” diyebildim. Ama o “evet”in içinde çok şey vardı. Hem hayal kırıklığı, hem de küçük bir rahatlama.
Küçük umutların rengi
Salondan çıktığımda hava soğuktu ama ben üşümüyor gibiydim. Saçım omuzlarıma düşerken rüzgâr farklı hissettiriyordu.
Yolda yürürken kafamda aynı soru dönüyordu ama bu kez farklı bir yerden:
Bal kahve saç rengi kaç numaradır?
Artık cevabın o kadar da önemli olmadığını fark ettim. Çünkü öğrendiğim şey numara değildi. O rengin bir duygu olduğuydu.
İçimi yumuşatan, ama aynı zamanda canımı acıtan bir duygu.
Bir banka oturdum. Defterimi açtım.
Ve yazdım: “Bazı renkler katalogda değil, insanın içinde saklı.”
O an fark ettim ki, ben aslında bir saç rengini değil, kendimi değiştirmiştim.
Yeni başlangıç
Akşam olduğunda Kayseri’nin ışıkları yavaş yavaş yanıyordu. Şehir her zamanki gibi sessizdi ama benim içim o kadar sessiz değildi.
Saçımı elledim. Bal kahve tonunu hissettim. Sanki geçmişimle arama ince bir çizgi çekilmişti.
Hâlâ onu düşünüyordum ama artık aynı yerden değil. Daha uzaktan, daha sakin.
Belki de ilk kez onu hatırlarken acı hissetmiyordum.
Bu bile bir başlangıçtı.
Technotech olarak “Bal kahve saç rengi kaç numaradır” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!
Günlüğe düşen son satırlar
O gece defterimi açtım. Uzun uzun düşündüm.
Sonra tek bir cümle yazdım:
“Bal kahve saç rengi kaç numaradır bilmiyorum ama bazı soruların cevabı, insan değişince anlamını kaybediyor.”
Kalemi bıraktım.
Ve ilk kez uzun zamandır içimde bir şeyin hafiflediğini hissettim.